Wordpress Themes
Eyl 19

Özel gereksinimli öğrencilerin, son derece yoğun ve katı biçimde hazırlanmış normal eğitim programlarına uymaları çok zor hatta bazen olanaksızdır. Bu nedenle bu bireyler için eğitsel işlevde bulunma düzeyleri dikkate alınarak, gerek farklı eğitim düzenlemeleri, gerekse bu düzenlemeler içinde farklı amaçlara gereksinim duyulduğundan bu bireyler için BEP hazırlamak gereklidir.

Bireyselleştirilmiş eğitim özel eğitimin özüdür. Çünkü, özel eğitim gereksinimi olan bireylerin hepsinin özellikleri, beceri düzeyleri, yapabildikleri ve yapamadıkları farklıdır. Bu anlamda genelin dışında bir eğitim zorunlu olmaktadır. Bu öğrenciler için geliştirilen özel eğitim programına “Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı” denmektedir. Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) her bir engelli çocuk için özel eğitim ihtiyacı ve bireysel özellikleri dikkate alınarak belirlenen hedefleri ve bu hedeflere ulaşmak için yapılacak olan çalışmaları içeren özel eğitim programıdır. Bu anlamda BEP bireye özeldir ve bireyin yeterlilikleri, sınırlılıkları, ilgi alanları ile ev-okul ortamındaki şartlar bir araya getirilerek oluşturulur.

Kimlerin BEP’e İhtiyacı Vardır?

Aynı yaş grubundaki çocuklara sağlanan eğitim olanaklarından yararlanmasını engelleyen özel eğitim gereksinimi olan bireylerin,

Engeli ya da yetersizliği, eğitimsel performansını olumsuz olarak etkileyen bireylerin,

Gereksinimlerinin karşılanması için özel düzenlenmiş destek eğitime gereksinim duyulan bireylerin. Bireyselleştirilmiş eğitim programına ihtiyacı var demektir.

BEP grup hedefleri doğrultusunda bireyin bireysel hedeflerinin olması ve bu hedeflere nasıl ulaşılacağının belirlenmesidir.

Bir başka deyişle okula devam eden her çocuk için hedef aynı olsa da, tutulan yol ve yolculuğun süresi farklı olacaktır.  Ancak özel eğitim ihtiyacı olan birey için bu yolun BEP süreci ile çizilmesi ve değerlendirilmesi gerekir.

BEP´İN YARARLARI

BEP Öğrencilerin yapabileceklerini betimler

Öğrenciye uygun eğitim hizmetleri sunulur

Öğrencinin engelinden kaynaklanan farklı gereksinimleri belirlenir.

Öğrencinin kendi öğrenmesiyle ilgili daha fazla sorumluluk almasına yardımcı olunur.

Öğrencinin öğrenmesi izlenir.

Öğrencinin ilerlemesi kayda alınır.

Öğrencinin ailesi ile diğer birim üyelerinin ilişkilerine katkıda bulunur.

Öğrencinin bilgi ve beceri eksikliklerinin nasıl giderileceğine yol gösterir.

Öğrencinin eğitiminde karşılaşılabilecek sorun ve çözümler, alınacak kararlarhakkında aile ve okul personeline eşit söz hakkı sağlar

Öğrencinin gelişim değerlendirmesini sağlar

Programın, materyalin ve başlangıç noktalarının etkililiğinin

değerlendirmesine yardımcı olur.

Bunların çoğu BEP´in öğrenci açısından yararlarıdır. Aynı zamanda BEP´in öğretmen, aile ve toplum açısından da faydaları vardır:Öğretmen açısından, öğretmenin çocuğun hedeflenen amaçlar doğrultusunda ilerlemesini belirlemede değerlendirme aracı olarak işlev görmesine olanak sağlar. Başlangıçta da öğretmenin öğrenciye neyi, ne zaman, nasıl öğreteceği konusunda bir rehber niteliğindedir. Bu sayede öğretmenin işini kolaylaştıracaktır. Diğer taraftan öğrencinin yapacağı etkinlikler belli olduğu için öğrencinin normal eğitim sürecini engelleyici tutum içerisine girmesinin önüne geçilir. Aksi taktirde boş kalan öğrenci muhtemelen ve kendince haklı olarak diğer arkadaşlarının öğrenmelerine engel olabilecek davranışlar içine girer. Aile açısından; ebeveynle okul personeli arasında iletişim aracı görevi görürü ve çocuğun gereksinimleri, nelerin sağlanabileceği ve karşılaşılacak sonuçların neler olabileceği konusunda her iki tarafta da eşit söz hakkı sağlar. Toplum açısından; engelli çocukların eğitim haklarını hak ettikleri şekilde verilmesi sağlanmış olur.

kaynak:http://www.sorgunram.com

Eyl 18

 

Bilgisayarla öğretim psikologlar tarafından geliştirilmiş yeni öğrenme, öğretme ilkelerinin eğitimciler tarafından programlı öğretim yöntemleri ile elektronik araçlara uygulanması esasına dayanan bir öğretme yöntemidir.Bilgisayar eğitim ve öğretimde çeşitli biçimlerde kullanılmaktadır. Bunlar;

  1. Bilgisayar destekli eğitim

  2. Bilgisayarla düzenlenmiş eğitim

  3. Bilgisayara dayalı öğretim

  4. Bilgisayar ve kullanımları ile ilgili beceri kazandırmak için yapılan eğitim.

  5. Yararları:

    1. Bilgisayarlar öğrencilerin öğretilen materyallerle daha fazla yüz yüze kalmalarına olanak vermektedir. Böylece öğrenme için daha yüksek güdülenme sağlamaktadır.
    2. Bilgisayarlar, öğrenme konusunda her öğrencinin öğrenme temposuna göre kullanılabildiklerinden bir çeşit özel öğretmen gibi kullanılabilmektedir.
    3. Bilgisayarlar özellikle araştırma ve alıştırmaya ihtiyaç duyulan derslerde bu çalışmalara yardımcı olarak kullanılabilmektedir.
    4. Bilgisayarlar öğretmenlerin konulan tekrar etme sorumluluğunu azaltarak yardımcı olmaktadır.
    5. Bilgisayarlar öğrenciyi değerlendirme başarısını sayılama birey olarak onun gelişmesini izlemeyi kolaylaştırma yanında iyi belirlenmemiş amaçlara göre onun başarısını değerlendirme fırsatı vermektedir.
    6. Öğrenci cevaplarını bilgisayarda saklama öğretmenlere başka yararlarda sağlamaktadır. (Kısakürek 1988;64)
    7. Bilgisayar öğrencide düşünme ve yaratma gücünü artırarak somuttan başlayarak soyutlama gücü kazandırır.

Eyl 18

Önceden yazılmış, hazır bir metin olmaksızın, katılımcıların kendi yaratıcı buluşları özgün düşünceleri öznel anıları ve bilgilerine dayanarak oluşturdukları eylem durumları ve doğaçlama çalışmalarıdır.

Aşamaları : Yaratıcı drama çalışmaları sınıftaki tüm öğrencilerin katılımı ile sürdürülür. Katılımdan anlaşılması gereken öğrencilerin bir biriyle ve gruplarla tartışması, duygularını ve düşüncelerini paylaşma, eleştirme, yorum yapma gibi düşünsel becerilerini geliştirmesi demektir.

Sözü edilen çalışmalarda birbirinden biçim açısından farklılaşan ve her çalışmada biri, bir kaçı yada tümünün yer aldığı aşamalar bulunur. Bu aşamalar;

Isınma: Bu aşamada öğrencilerin bir grup oluşturmasına yönelik alıştırmalar vardır. Grup içinde uyum ve tanışma için öğretmen, grubun bir halka şeklinde oturup isteyenden başlayarak sadece grubun duyacağı şekilde okuduğu bir öykü veya anısını paylaşmalarını isteyebilir.

Oyun: Bu uygulama aşamasında belirlenmiş kurallar içinde özgürce oyun kurma ve bu oyunları geliştirme yer alır. Öğrencilerin ve konunun özelliklerine uygun olarak değişik oyunlar seçilebilir. Bu oyunlar kimi zaman sözcük dağarcığını, duyuları yada dikkati geliştiren oyunlar olabileceği gibi öykünmeye dayalı yada yarışmalar içeren oyunlar olabilir.

Doğaçlama: Yaygın kullanımıyla bir metne bağlı olmadan içten geldiği gibi ve aniden gelişen durum olarak tanımlanan doğaçlama yaratıcı dramada bireysel ve grup yaratıcılığının en çok ortaya çıktığı çalışmadır. Doğaçlamaların ana kaynağı bireyin kendi yaşantısıdır. Bu nedenle katılımcıların kendilerini rahatça ortaya koyabildikleri ve bireysel olarak keyif aldıkları bir aşamadır.

Oluşum: Isınma çalışmalarıyla başlayan, oyunlarla sürdürülen, doğaçlamalarla geliştirilen sınıf etkinliklerinde artık ulaşılması hedeflenen en son aşamaya gelinmiştir. Oluşumlarla anlatılmak istenen sürecin, özellikle önceden hiç belirlenmemiş bir çıkış noktasından başlanmasıdır.

Bir çalışmanın ardından tartışma açılması “ne yaşadınız”, “ne hissettiniz”, “ nerede güçlük çektiniz” gibi soruların tartışılması katılımcıların bu soruları yanıtlaması öğretmenin bu süreci yönetmesi ve gerekiyorsa kendi gözlemlerini katılımcılarla paylaşması değerlendirmedir.

Eyl 18

Öğrenme tüm bireyler için aynı değildir. Öğrenmeyi yönlendiren fiziksel yapılar her birey için değişebilen süreçlerin oluşmasına yol açmaktadır.
Dewey “…kişi, bir konu, bir birey, düşünen, arzu ve beklentileri olan kendi başına bir bütündür. Bu bağlamda, psikolojik tür ve stiller değişmez kişilik özelliği değil sadece kalıcı durumlar olarak düşünülmelidir” demekte.

Bireyin farklı öğrenme biçimlerini bir arada kullanabilmesi, kişinin etrafındaki olayları gözlemlemesi, bunları kuramlarla bütünleştirmesi, hipotezler kurup test etmesi ve yeni yaşantılar seçmesine yol açmaktadır.

Bu bakış açısına paralel olarak KOLB dört öğrenme biçimi tanımlamıştır.

  • Somut yaşantı
     

  • Yansıtıcı gözlem
     

  • Soyut kavramsallaştırma
     

  • Etkin yaşantı

Somut Yaşantı

Bu öğrenme biçiminde yaşantı ve problemlerle kişisel olarak ilgilenmek ve hissetmek, düşünmekten daha önemli görülmekte, kuram ve genellemeler yerine o anki gerçeğin tekliği ve karmaşıklığı; problemlerin çözümünde sistematik ve bilimsel bir yaklaşım yerine sezgilere dayalı bir yaklaşım tercih edilmeli.

Yansıtıcı Gözlem

Bu öğrenme biçimi düşünce ve olayları dikkatlice gözlemleyerek farklı görüş açılarından değerlendirme süreci üzerinde odaklaşmıştır.
Bu öğrenme biçimini benimseyen kişilerin pratik uygulamalar yerine olayın özünü kavrama; doğru nedir, nasıl oluşur gibi sorulara yanıt aramaya çalışma; düşünce ve olayları sezgi yoluyla anlatma; fikirlerin oluşmasında kendi düşünce ve duygularına güvenme, sabırlı, tarafsız ve dikkatli düşünerek karar verme konularında başarılıdırlar.

Soyut Kavramsallaştırma

Mantık kavramaları ve düşünceler duygulardan daha önemlidir. Genel kuramlar geliştirme ve problemin çözümünde bilimsel yaklaşım önem kazanmaktadır.
Bu öğrenme biçimine sahip bireylen sistematik planlar yapma konusunda başarılı; düşünce ve olayların mantıksal analizini yaptıktan sonra harekete geçmede etkindirler.

Etkin Yaşantı

Bireyler çevrelerini etkileme ve durumlarını değiştirme özelliğine sahiptir. Bu öğrenme biçiminde izlemekten çok pratik uygulamalar yapma, mutlak gerçek yerine işe yarayanı benimseyip diğerlerini reddetme söz konusudur. Birey başladığı işi tamamlama ve hedeflerine ulaşmak için risk alma konusunda duyarlı ve başarılıdır.

kaynak:http://denizli.meb.gov.tr

Eyl 18

Öğrencilerin sınıf içi etkinliklerine dayalı problemlerin çözümü için uygulanan bir tür problem çözme yaklaşımıdır.
Bu yaklaşımda öğrenci problemi tanımlar, çözümü için geçici çözüm yolları kurar, veri toplar ve verileri değerlendirerek sonuca ulaşır. Bu yolla sadece o problemin değil ileride karşılaşacağı problemlerinde çözümünü öğrenir.

Bu yaklaşıma uygun bir araştırma dört bölümden oluşur;

  1. Problemin hissedilmesi ve tanımlanması

  2. Denencelerin kurulması

  3. Verilerin toplanması

  4. Verilerin analizi ve denencelerin sınanması

  5. kaynak:http://denizli.meb.gov.tr

Eyl 18

Öğrenci sadece uyaranlara cevap veren değil, içsel tepkilerle etkin biçimde araştırarak öğrenen kişi olduğundan, öğrenmenin etkili ve kalıcı olduğu görüşü kabul edilmektedir. Ancak öğrenme için fazla zaman gerekmektedir.

Tümevarım yoluyla öğrenmeyi teşvik eden bu yaklaşıma örnek kural yöntemi (ÖKY) adı da verilmektedir. Buluş yoluyla öğrenmenin adımları;

  1. Öğretmen örnekleri sunar

  2. Öğrenciler örnekleri betimler

  3. Öğretmen ek örnekler verir

  4. Öğrenciler ek örnekleri betimler ve öncelikleri karşılaştırır.

  5. Öğretmen ek örnekleri ve örnek olmayanları sunar

  6. Öğrenciler zıt örnekleri karşılaştırır.

  7. Öğretmen öğrencilerin teşhis ettiği özellikleri ilişkileri yada ilkeleri vurgular.

  8. Öğrenciler tanımlama yapar ilişkileri özellikleri ifade eder.

  9. Öğretmen öğrencilerden ek örnekler ister.(Senemoğlu, N. 199;477)

Buluş yoluyla öğrenme;

  • Öğrencinin merakı ile harekete geçer,

  • Gelişme dil, düşünme ve hareket bütünlüğündedir,

  • Başarılı içsel pekiştirecin devamını sağlar,

  • Normlara dayalı ölçütler saptamalı ve bunlara nasıl ulaşılacağı açıklanmalı

  • Biliş yoluyla öğrenme kuramı bilgisini kazanmış olmalı

Eyl 18

Sunuş Yolu ile Öğrenme Stratejisi;

Bu strateji açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği bir yoldur. Sunuş yolu ile öğretme bilgilerin çok dikkatli bir şekilde düzenlenmiş ve öğrenciler tarafından alınmaya hazır bir durumda verilmesi sürecidir. (Fidan 1986:95)

Dört temel özelliğe sahiptir. Bu özellikler :

  • Öğretmen ve öğrenciler arasında yoğun bir etkileşim gerektirir,
     

  • Bol örnek vermeyi gerektirir,
     

  • Genelden özele doğru hiyerarşik bir sıra izlenir,
     

  • Öğretim adım adım ilerler,

Eyl 18

  1. Öğrenci merkezli eğitim için öğrencilerin derse ve etkinliklere etkin olarak katılması gerekmektedir.
    Etkin öğrenme; bireyin öğrenme sürecine etkin olarak katılımını sağlama yaklaşımıdır. Bu katılımı sağlamak için öğrenenlere okuma, yazma, konuşma, tartışma, geçmiş yaşantılarla bağ kurma, edindiği bilgileri günlük yaşamda uygulama ve problem çözme işlemlerini kendi kendilerine yapma olanağının verilmesi gerekir. Bu yaklaşımla öğrenciler; edilgen alıcı olmaktan kurtulur ve kendileri öğrenerek yaşamlarını şekillendirmeye çalışırlar . Bu yolla öğrenciler etkin öğrenme sürecinde karar verme, sorumluluklar alma ve özellikle öğrenmeyi öğrenme olanağına kavuşmaktadırlar.

    Öğretmenler etkin öğrenmenin yararlarını şu şekilde sıralamaktadırlar;

  2. Yavaş öğrenen ve üstün yetenekli öğrencilere daha çok zaman ayırma,
     

  • Öğrencilerin öz denetim geliştirme yollarını iyileştirme,
     

  • Farklı öğrenme stilleri için farklı programlar oluşturma,
     

  • Yeni öğretmenlere sınıf yönetiminde yardımcı olma,

  • Yaşam boyu öğrenmeyi sağlama (Stern 1997; 21).

  1. Etkin öğrenme öğrenciler için olduğu kadar öğretmen için de gerekli olmaktadır. Öğrencilerin güdülenme düzeyini arttırdığı, sınıfta disiplin problemlerini azalttığı öne sürülmektedir. (Simons 1997; 21- 22).

    Güven; kendine güvenen ve öğrenmeye hazır olan öğrencilerin kendilerine saygı duydukları görülmektedir. Kendilerini sınıfta güvende hissederler. İnsan olarak değerleri başarı yada ödüle bağlı değilmiş gibi her yarışı kazanma yada herkesi memnun etme endişesini taşımazlar.Öğrencinin kendine güven duyması; cesaretini ve yaratıcılığını artıracak, problem çözme karar verme becerilerini geliştirecektir.

    Enerji ; Öğrenciler bir şeylerle meşguldür, katılımcıdır, sınıfta istekle çalışırlar. Bekleyen yada canı sıkılan kimseye rastlanmaz.Öğrenciler saate bakmazlar dersin bitmesini beklemezler. Çünkü sınıfta kendilerine güvenmektedirler ve güvenilmektedirler. Aynca her birinin üslendiği görev ve sorumlulukları vardır.

    Özdenetim; Öğrenciler kendi öğrenmelerinden sorumludur, kendilerini yönetir ve güdülerler. Kendi seçimlerini yaparlar, çalışmalarını başlatıp bitirir ve mümkünse çalışmalarını kendileri düzeltirler. Öğrenciler kendi hızlarını kontrol eder ve çalışmalarını yönetirler (Stern 1997; 13) Öğrenciler, öğrenci merkezli eğitim ile; yaşam becerilerini geliştirecek, özdenetim becerisine sahip olacaklardır.

    Gruba ait olma; Öğrenciler yönetici personel ve diğer öğrencilerle olumlu ilişkiler kurmuşlardır. Birbirlerini dinlerler, kabul eder ve edilirler, Saygı görürler ve saygı duyarlar, ret edilme veya dışlanılmış hissetmezler.

    Duyarlı olma; Öğrenciler düşünceli ve uyanıktır. Sınıfta neler olduğunu bilirler. Dikkatli, meraklı, yaratıcı ve gayretli öğrenciler göze çarpar. Diğer insanların duygu ve düşüncelerine karşı duyarlıdırlar. Empati kurabilir ve diğer kişilerle ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütebilir.

    Etkin ve keşfedici öğrenme sürecinde öğretmenler;

  2. Öğrencilerin dikkatli olmalarını sağlayacak ilginç sorular sormalı,
     

  • Gözlemlerini yazılı yada sözlü olarak ifade etmesine olanak tanımalı
     

  • Öğrencilerin sorulan için okuma kitapları verilerek toplumsal bilgileri artırılmalı,
     

  • Bilimsel araştırma ve deneyi destekleyen öğrenme yaşantıları hazırlanmalı ve malzeme sağlanmalı,
     

  • Çocukların dünya hakkındaki meraklarını ve sorunlarını paylaşmaya istekli olunmalı,
     

  • Yenilikçi, yaratıcı ve deneysel, bir kişi olmalıdır. (Klein, 1991 23-27).

  1. Öğrenciler çoğunlukla dinledikleri konu ilginç gelse bile dikkatlerini sürekli dinleme üzene toplayamamaktadır. Sürekli bir zaman dilimi içinde öğretmen konuşmasını yavaşlattığında da öğrenciler sıkılmakta veya zihinleri dağılmaktadır. Ayrıca yapılan araştırmalar göstermektedir ki:

    öğrenciler ilk 10 dakikada dikkatlerini % 70 oranında toplayabildikleri halde, bu oran son 10 dakikada %20 ye düşmektedir. (Mc Keachie, 1986).

    Etkin öğrenmenin gerçekleşmediği, anlatım yönteminin sürekli olarak kullanılmasının ortaya çıkardığı sorunlar “işbirlikli eğitim” hareketinin öncülerinden olan Kari Smith ile David ve Roger Johnson tarafından aşağıdaki şekilde belirtilmektedir (John, John, Smith, 1991).

  2. Öğrencilerin dikkatleri her geçen dakika azalmaktadır.
     

  • Sadece dinleyerek öğrenen öğrencilere hitap etmektedir.
     

  • Ezbere öğrenmeyi sınamaktadır. Bütün öğrencilerin aynı bilgiye ihtiyaç duyduğu ve hepsinin aynı hızda öğrendiği varsayımına dayanmaktadır.

  • kaynak:http://denizli.meb.gov.tr

Eyl 18

Bilgilerin yaşama aktarılması için öğrenmenin anlamlı olması ve kalıcı olması gerekir. Ausubel “mekanik öğrenme unutulur’, ancak çarpım tablosunda olduğu gibi, günlük yaşamda sürekli kullanılanları unutulmaz: anlamlı öğrenme ise daha çok hatırda kalıcıdır” der.

Öğrenme durumunda bir öğrenen öğrenci, bir de öğretim ortamını hazırlayan öğretmen vardır. Öğretmen ya konuyu kendisi planlar ve sunar; bu bir açık konferans oturum, panel vb. olabilir. Ya da öğrenci, kendisi bilgileri araştırarak öğrenir. İki durumda da öğrenci ya bilgileri kendisine geldiği gibi alır, kaydeder, sonra ilgili uyarıcıyla karşılaştığında olduğu gibi hatırlar (bu, mekanik öğrenmedir, hemen unutulur); ya da etkin biçimde algılarını daha önce edindiği ilgili bilgilerle yeniden organize eder, sonra belleğe kaydeder (Bu anlamlı öğrenmedir). Önceden öğrenilenlere bağlandığı için hemen unutulmaz, uzun süreli hatırlanır. Böyle bir öğrenmede bilgiler zihinde yapısallaşır.

Öğrenmenin kalıcı olması için kullanılacak pek çok yöntem teknik ve stratejiler vardır.

  • 4a. Kavram Haritası İle Öğrenme

    Öğrenilen bilgilerin anlamlı ve kalıcı olmasında kullanılan yollardan biridir. Anlamlı öğrenme bireylerin önceden edindikleri bilgilerle yenileri arasında bağlantı kurarak anlamlı bir bütün oluşturmalarıdır. Kavram haritaları, bireylerin nasıl öğrendikleri ile anlamlı öğrenme kuramları arasında ilişki kuran bir öğrenme aracıdır (Kalaycı.N. M.Çakmak 2000).

    Nowak ve Gowine göre; kavram, nesne ve olayların algılanan benzerlikleridir. Kavram insan zihninde algılanan farklı nesne ve olguların değişebilen ortak özellikleri temsil eden bir bilgi yapısıdır. Kavram haritaları bilginin zihinde somut olarak düzenlenmesini sağlayan bir araçtır. Kavram haritaları kavramları ve kavramların birbirine nasıl bağlandıklarını göstermektedir. Kavramlar olayları, insanları, eşyaları ve düşünceleri benzerliklerine göre gruplandırdığımızda gruplara verilen isimdir. (Kaptan 1998 95)

    Kavram haritaları ile öğrenciler ezberden uzaklaşır ve öğrenme daha uzun süreli olarak sağlanır. Kavram haritalarını oluşturmada genelde izlenmesi gereken bazı aşamalar vardır. Altmok’a (1998) göre (Cunningham§ Turgut 1996) bir kavram haritasını geliştirmede ilgili aşamalar şu şekilde sıralanabilir.

    1. Bir kağıda öğretilecek kavramlar listelenebilir. Kavramlarla ilgili açıklamalar, ilkelere ve kavramlar arası ilişkilere yer verilmez. Eşya ve olayların tekil örnekleri ve özel adlar kavram olmadıkları için listeye alınmaz.

    2. Bir başka yere özel örnekler öğrenci için önemli olaylar not edilir.

    3. Kavram listesinden en temel kavram ayrı bir kağıdın başına yazılır. Bundan sonra öğrenilmek istenen ilişkili kavramlar aşamalı bir düzende kağıda yerleştirilir. Birincil kavramdan sonra ikincil kavramlarla bağlantıyı sağlayan kavramlara koordinat kavramlar denir. Düşey düzenlemede genel kavramlar üste, eşit genellikteki kavramlar aynı satırda yer almalıdır.

    4. Her kavram, haritada yalnız bir kere yer almalıdır. Kavramlar, haritadaki diğer sözcüklerden kolayca ayırt edebilmek için kutu içine alınmalıdır. Haritada yer alan iki kavram arası ilişkiyi göstermek üzere, kutu bir çizgi ile bağlanır. Bazı durumlarda ilişkinin yönü önemli olduğu için yön, oklarla gösterilir.

    5. Kavramlar arası ilişkiler, ilişki çizgilerinin üzerine bir kaç sözcük ile yazılır. Bu kavramlardan en az birini ilgilendiren bir önermedir.

    Kavram haritaları bireyin daha önceki bilgilerini ortaya çıkaran eğitimsel bir araçtır. Öğrencilerin neler bildiklerini belirlemek amacıyla kullanılabilir. Başlangıç aşamasında kullanılırsa daha sonraki aşamalarda öğrencilerden aynı kavramı yeniden haritalandırmaları istenebilir. Böylece öğrencilerin öğrenmelerinde ne kadar gelişme gösterdikleri görsel olarak ölçülebilir. (Kitaptan 1998; 98)

    Öğrencilere kısmen tamamlanmış bir harita verilerek kavramı araştırıp öğrendikçe bu haritayı tamamlamaları istenebilir. Ya da öğrenciler önceden kavram haritaları hazırlamışlarsa haritayı kullanabilirler ve farklı renkte bir kalem kullanarak değişiklikler yapabilirler. Bu değişiklikler de bir kavramı araştırdıkça ne kadar çok yeni bilgi öğrendiklerini yansıtacaktır.
     

  • 4.b. Zihin Haritaları

    Daha hızlı ve etkili okumaya yardımcı olan teknikler aynı zamanda anlamaya ve hafi; geliştirmeye katkıda bulunur. Bu tekniklerden biri de zihin haritalarıdır.

    Zihin haritaları, konuyu hatırlamada pek fazla güçlük çekmeyen öğrenciler için de kullanılmıştır. konunun ana noktalarını ve diğer kavramlarla ilişkisini gösterir. Zihin haritaları kavram haritalarına benzer bir biçimde anahtar kavramlar ve onlar arasındaki ilişkileri gösteren bilgiler ağaç gibi dallara ayrılır. Kavram haritaları daha doğrusaldır, zihin haritalarının yaklaşımı ise daha küreseldir. Öğrenciler, merkezi bir fikirden yola çıkarak çabucak büyük bir resim oluştururlar . Zihin haritaları yazılı ya da sözlü bilgiyi hatırlama, açık uçlu sorular sorma, proje ve olayları planlama ve değerlendirme ya da bir toplantının görsel kaydını tutmada yaralıdır. Öğrenciler zihin haritası yapmaktan daha çok hoşlanırlar. Not tutmak yada beyin fırtınası yapmak amacıyla sayfanın ortasına önemli bir kavram yerleştirilir, sonra merkezden dışarıya doğru anahtar sözcükler ve şemalar hızlıca yazılır ve uygun başlıklarda renk kodlaması yapılır. Zihin haritasındaki sözcükler yazılmalı ve bağlayıcı çizgilere yerleştirilmelidir. Bireysel açıklama yapmak ve bilgiyi görsel anlamda transfer etmek ve sentezlemek için renkler, şemalar ve kodlamalar kullanılabilir (Camphell ve diğerleri 1996).
     

  • 4.c.Anlamlandırmayı Güçlendirici Öğrenme Stratejileri

    Öğretmen, öğrenciye ilköğretimin ilk kademesinde uygun öğrenme stratejisini seçme ve kullanma konusunda rehber olmalıdır. Öğrenci sözcükleri, basit ilişkileri, ilkeleri, olguları, öğrenme ve hatırlamada bellek destekleyici öğrenme stratejilerini kullanabilir. Daha karmaşık öğrenmeler için; benzetim, not tutma, özetleme, ana hatları belirleme, bilgiyi şematize etme (bilgi haritası çıkarma, bilgiyi tablolaştırma, gibi) örgütleme stratejilerini etkili olarak kullanabilir. Bellek destekleyici stratejiler arasında;

    • Anahtar sözcük yöntemi,
       

    • Baş harflerle düzenleme stratejileri,
       
      Türkiye’deki en yüksek üç dağın adı;
      Ağrı           Ayşe
      Erciyes       Erikleri
      Kaçkar        Kaptı
       

    • Kafiye ya da ritm oluşturma stratejileri;

      Yurdumuzun üç tarafı denizlerle kaplıdır
      Kayısı, üzüm, şeftali ve elma çok tatlıdır (Senemoğlu. 1997).
       

  • 4.c.1. Eklemleme /Genişletme Stratejileri

    Öğrencinin, var olan bilgiye ekleme yapmasını ya da kendi bilgisini genişletmesini sağlayan bir stratejidir. Eski ve yeni bilgiler arasında ilişki kurmayı sağlayarak, anlamlı öğrenmeye yardım eder. Özellikle benzetim, yeni bilgi ile eski bilgi arasında bağ kurmayı sağlar, örneğin; kan dolaşımının şehrin su şebekesine benzetilmesi gibi (Senemoğlu. 1997).
     

  • 4.c.2. Not alma;

    Öğretmenin ya da kitabın sunduğu bilgiyi öğrencinin yeniden organize ederek kendisi için daha anlamlı hale getirmesidir. Öğrencinin not alabilmesi için; önemli bilgiyi önemsizden ayırabilmesi gerekir. Öğrenci not alacağı konuda dikkatini yoğunlaştırmalı, konunun ana hatlarını çıkarmalı daha sonra da bu ana hatların içine önemli bilgileri yerleştirmelidir(Senemoğlu.1997).
    kaynak:http://denizli.meb.gov.tr

Eyl 18

İs birliğine dayalı öğrenme kökleri Aristo dönemine kadar uzanan bir öğretim yöntemidir. Problem çözümüne yönelik olarak oluşturulan küçük öğrenci gruplarının demokratik ilkeler  doğrultusunda karşılıklı iletişimini esas alan bir öğrenme sürecidir. İşbirliğine dayalı öğrenme iki veya daha fazla sayıda öğrencinin belirli bir konuda birlikte çalışmalarına olanak tanınır ve öğrencilerin işbirliğine dayalı bir çalışma sistemi içinde öğrenmesini hedefler.

Yarışmaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin öğrenme amaçları ortak olmakla birlikte amaç gerçekleşmesi bakımından öğrenciler arasında negatif bir ilişki (korelasyon) vardır. Yani gruptaki bir bireyin amaçlarına ulaşması, diğerlerinin amaçlarını gerçekleştirememesine bağlıdır. Başarılı sayılabilmek için diğerlerinin başarısız olması gerekmektedir. Bireyin ulaşmak istediği sadece kendisi için yararlı iken gruptaki diğer bireyler için olumsuzdur.

İşbirliğine dayalı öğrenme beş temel esas üzerine kurulmuştur;

Grupların uygun yapısal özelliklere sahip olmadığı ve öğrenme için gerekli motivasyonun yeterince sağlanamadığı durumlarda iş birliğine dayalı öğrenme yöntemini istenilen verimin elde edilemeyeceğini araştırmalar göstermektedir. Johnson ve Johson dört çeşit öğrenme grubu tespit etmişlerdir (D. W Johnson &R.T. Johnson, 1999 s.69), (Aktarılan kaynak Eğitim,Sanat Kültür gisi2001):

  1. Yapay Öğrenme Grubu

    Grubun, grup üyelerinin ilgi ve istekleri göz önünde bulundurulmaksızın birlikte çalışmak üzere oluşturulması ve en başarılıdan başarısıza doğru sıralanarak bireysel olarak değerlendirileceklerine inanmalarıdır. Böyle bir grupta grup üyeleri birbirine güvenmezler. Birbirini yanlış yönlendirir ve bilgiyi paylaşmaktan kaçınırlar. Sonuçta elde edilen verim, grup üyelerinin bireysel potansiyellerinin çok altındadır. Eğer üyeler bireysel olarak çalışıyor olsalar elde edecekleri verim daha fazla olacaktır.
     

  2. Geleneksel Öğrenme Grubu

    Grubun, grup üyelerinin kendi istekleri doğrultusunda birlikte çalışmak üzere oluşturulması ve başarının grup üyeleri olarak değil, bireysel olarak değerlendirilmesi ve ödüllendirilmesidir. Böyle bir grupta grup üyeleri birbirinden bilgi almayı arzu ederler ancak kendi bilgilerini paylaşmayı istemezler. Bazı üyeler kendilerine düşen görevleri yerine getirmeksizin, kurnazca grubun başarısından yararlanmaya çalışırlar. Sonuçta elde edilen verim grup üyelerinin bazılarının bireysel çalışmayla elde edebileceğinden fazla olmakla birlikte, zeki ve çalışkan üyelerin bireysel çalışması halinde elde edebilecekleri verimden daha düşüktür.
     

  3. İş Birliğine Dayalı Öğrenme

    Ortak öğrenme amaçlarını gerçekleştirmek ve elde edilen verimden tüm üyelerin yarar sağlaması esasına dayanan öğrenme grubudur. Böyle bir grupta, grup üyeleri öğrenilecek materyali anlama ve daha fazla çalışma hususunda birbirini teşvik eder, konuları aralarında tartışarak bilgi paylaşımını sağlarlar. Bütün üyelerin öğrenmesi ve diğerlerinin öğrenmesine katkı sağlaması esas olduğu için bireysel performans düzenli biçimde kontrol edilir. Hiçbir üyenin çaba sarf etmeksizin grup başarısından yararlanmasına izin verilmez. Sonuçta elde edilen verim grup üyelerinin bireysel performansının toplamından büyüktür. Bütün üyeler, bireysel çalışmaları halinde elde edebilecekleri verimin daha fazlasını böyle bir grup çalışmasıyla elde edebilirler.
     

  4. Yüksek performanslı iş birliğine dayalı öğrenme

    Performansa ve İş birliğine dayalı öğrenme yöntemin en verimli sonucun alınabileceği grup çeşididir. Bütün grup üyelerine iş birliğine dayalı öğrenmenin tüm yararlarını sağlayan grup yapısıdır. Böyle bir grubu diğerlerinden üstün yapan en belirgin özelliği, grup üyelerinin birlikte çalışma ve üretme isteğinin ve birbirine olan bağlılıklarının üst düzeyde olmasıdır. İş birliğine dayalı öğrenme gruplarının çok azı bu özelliklere sahiptir.

    İş birliğine dayalı öğrenme metodu problem çözme ve yaratıcı düşünme yetilerinin kazandırılmasında da etkili bir araçtır. Bireysel ve yarışmacı öğrenme metotlarından farklı olarak bu metot, problemleri çözüme kavuşturmak için öğrencilerin birlikte çalışması esasına dayanır. Bir probleme birlikte çözüm aramak, daha fazla çözüm önerisi üretmek demektir. Yaratıcı düşünmenin en etkili araçlarından olan “beyin fırtınası” da birlikte çalışmayı gerektiren bir stratejidir. Birey kendi fikirlerini diğerlerine kabul ettirmeye çalışırken, diğerlerinin fikirlerini de analiz, sentez ve eleştirmeyi öğrenir ki bu da eleştirel düşüncenin gelişimine önemli katkılar sağlar.
    kaynak:http://denizli.meb.gov.tr